Boyacı Camii - Gaziantep

Gaziantep’in kültürel değerlerinden biri olan Kadı Kemaleddin Boyacı Camii

Jumbo Künefe

BOYACI CAMİİ - GAZİANTEP

Gaziantep’in kültürel değerlerinden biri olan Kadı Kemaleddin Boyacı Camii’nin hikayesi 13.yüzyılda bir eşkıyayla başlar. Efsane, dönemin padişahı tarafından idam cezasına çarptırılan bir eşkıyanın hikayesiyle başlar. eşkıya, idam edilmek üzere şu anki Boyacı camiinin mihrap yerine götürülür ve idamı tamamlanır, öldüğüne kanaat getirilen eşkıya orada bırakılır. Cenazenin kaldırılması için ahali, orada ikamet eden Boyacı Mehmet’e haber verir. Boyacı, cenazeyi almaya geldiğinde eşkıyanın ölmediğini görür. O gece eşkıya, Boyacı Mehmet’in evinde misafir olur, ertesi gün de şehirden kaçar. Aradan yıllar geçer, eşkıya İstanbul’da eğitimini tamamlar ve kadı olur, Antep’e tayini çıkar. Bu mevkide görev almasında büyük emeği olan Boyacı Mehmet’e keselerce altın hediye eder. Boyacı, kadıdan aldığı altınlarla bu eşsiz camiyi inşa eder. İnşası uzun yıllar süren bu eser, Gaziantep’in en eski mimarilerinden biridir. Anadolu’nun kültürel dokusunu duvarlarında taşır. Yıllar içinde pek çok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Zamanla eskiyen mimarinin yeniden hayat bulması, 1575 yılında dönemin Halep valisi olan Mehmet Paşa tarafından sağlanmıştır. Boyacı Camii’yi bu denli eşsiz kılan özelliği, dünyada nadir rastlanan bir minbere sahip olmasıdır. Dayanıklılığını ceviz ağacından alan minber, üzerinde kültürel pek çok motifi taşır. Minber, üzerindeki yıldız, palmet, rozet ve geometrik motifler tarihin yaşanmışlıklarını anlatır. Bu motifler, somut olmayan kültürel miras unsurlarından olan kündekari işlemeciliğinin ne özel örneklerinden biridir. Raylarla hareket edebilen minber, asırlar önce kullanılan bir teknikle yapılmıştır. Bu da caminin tarihi dokusuna işlenmiş bir özelliktir.