Künefe Tarihi

Künefe, günümüzde çok sık tüketilen bir tatlıdır.

Jumbo Künefe

KÜNEFE TARİHİ

Künefe, günümüzde çok sık tüketilen bir tatlıdır. Ancak tarihi, gelişmesi, lezzetinin bu kadar vazgeçilmez olması, asırlar içinde şekillenmiştir. İlk olarak 10. Yüzyıl eserlerinde karşımıza çıkan künefe, Filistin'in Nablus şehrinde doğmuştur. 10. Yüzyıl eserlerinde karşılaştığımız şekli, özel bir hamur içine peynirin eklenmesi ile yapılmasıdır. Bu peynir, yörenin koyunlarının sütü ile hazırlanan tuzsuz bir peynirdir. Künefe, öyle çok sevilmiştir ki Ortadoğu'ya da hızla yayılmıştır. Halep'in önceden Osmanlı toprakları içerisinde olması, Künefe'nin topraklarımızda yaygınlaşmasında etken olmuştur. Künefe, ilk keşfedildiğinde adı "peynirli kadayıf"tır. Lübnan'da ise hala "peynirli kadayıf" adıyla sevenleriyle buluşmaktadır. Osmanlı Mutfağı'ndaki Özel Lezzet Künefe, Osmanlı Dönemi'nde de mutfağa girmesiyle en sevilen tatlılardan biri olmuştur. Arap kökenli ustalardan Osmanlı Mutfağı'na geçen lezzet, kısa sürede dönemin padişahları tarafından da sevilmiştir. Bu sayede Osmanlı Mutfağı'nda da yerini almıştır. Künefe, Osmanlı döneminde sadece bayramlarda padişahlara özel hazırlanan bir tatlı olmuştur. Osmanlı Dönemi'nde kültürlerin iç içe olması nedeniyle mutfak kültüründe de geçişler olmuştur. Künefe de bizim kültürümüze geçen ve günümüzde de hala bu kültürü taşıyan ustalarca hazırlanan bir lezzettir. Dönemin askerlerinin Yemen'e giderek burada künefe ile karşılaştığı ve bu lezzeti yurdumuza getirdiği de söylenmektedir. Bakır Sinide Başlayan Yolculuk Künefenin yolculuğu kadayıf ile başlar. Özel hazırlanan kadayıf hamuru, ilk defa bakır sini üzerine dökülür ve künefenin yolculuğu da böyle başlar. Bakır sinide pişen kadayıf, künefe yapımı için de uygun halde hazırlanır. Bakır sininin altında yanan odun ateşi ise kadayıfın lezzetine lezzet katar. Fıstıkla Buluşma Künefenin ilk defa Gaziantep'te fıstıkla buluşmuştur. Fıstığın memleketi olan Gaziantep, verimli topraklarında çok çeşitte fıstığa ev sahipliği yapar. Künefenin içinde kullanılan fıstığın kalitesi ve çeşidi de önemlidir. Künefeye yakışır fıstıklarla hazırlanan lezzet, künefeyi vazgeçilmez yapan noktalardan biridir. Çok çeşitli olan fıstıklar içinden, rahiyası ve yağ oranı en uygun olanını seçmek de bir ustalık işidir. Künefenin lezzetini taçlandıran fıstığın, künefeye yakışır cinsten olması da bu yüzden önemlidir. Sade Yağın Katkısı Sade yağ, künefenin tarih sayfalarında yerini almasından da önce kullanılan bir yağ türüdür. Tarih boyunca keçi, koyun veya inek sütünden yapılan sade yağ, yağın kısık ateşte kaynatılması ve içerisindeki süt tortularından ayrıştırılması ile elde edilir. Künefede de kullanılan sade yağ, künefenin lezzetinin püf noktalarından biridir. Bu noktada aslında lezzetin güzelliğinin temeli, keçilerin yediği otların kalitesine kadar uzanır. Yüksek yaylalarda otlayan keçiler, seçici damak tatları ile sütlerini kaliteli kılacak otları tercih ederler. Yaylaların nadir bitki örtüsünde otlayan keçiler, en lezzetli süt için en uygun bitkilerle beslenir. İşte bu özenli keçilerin sütü ile hazırlanan sade yağ da künefenin lezzet parçalarından biri olarak malzemeler arasında yerini alır. Son Lezzet Dokunuşu Şerbet Künefenin lezzeti geçmişten günümüze pek çok aşamadan geçmiştir. Çeşitli şekillerde denenmiş, lezzetine lezzet katacak malzemelerle taçlandırılmıştır. Son dokunuş ise künefenin şerbetidir. Şerbette kullanılan şekerin kalitesi, lezzetinin yerinde olması için önemlidir. Çünkü şeker, doğrudan şerbetin tadını ve künefenin tadını etkiler. Şerbette kullanılan su ve şeker oranı ise en önemli unsurlardandır. Bu oranın yoğunluğu, künefeyi yenilebilir kılan bir yoğunluktur. Son dokunuş olarak künefe üzerine eklenen şerbetin, lezzeti taçlandıracak oranda hazırlanması önemlidir. Tarih Sayfalarından Bugüne Künefe, 10. Yüzyıla dayanan tarihi ile günümüze kadar gelmiştir. Önceleri çok özel bir tatlı olan künefe, günümüzde kültürü ve lezzeti ile en sevilen tatlılardan biri haline gelmiştir. Keşfedildiği ilk günden bugüne, her zaman aile ve kalabalıkla bir sofra etrafında neşeyle tüketilen bir lezzet olarak tarih sayfalarında yerini almıştır.