Sedefçilik / Sedef Kakma Sanatı

Sedefçilik / Sedef Kakma Sanatı

Jumbo Künefe

SEDEFÇİLİK / SEDEF KAKMA SANATI

Bir genç kızın çeyiz sandığında, namınını yedi cihana duyurmuş sultanların saltanat tahtlarında, bıçkın delikanlıların tütün tabakalarında, camilerin emek emek işlenmiş süslemelerinde karşımıza çıkar asırlık, el emeği, göz nuru zarif sanat sedefçilik. Geçmişten günümüze en nadide eşyaların bezenmesinde kullanılan bu özel sanat, eşyaya özel bir anlam katar. En özel hediyeliklerin ve eşyaların süslemesinde kullanılan sedefçilik, günümüzde Gaziantep’te korunmaya ve yaşatılmaya devam eden köklü bir el sanatıdır. Zarif bir el sanatı olan sedefçilik oyma ve kakma usulü ile yapılır. Ceviz, maun ve gül gibi sert ağaçlara tatlı sudan çıkarılan istiridye kabukları Sedefkâr adı verilen sedef ustaları tarafından elde motif motif işlenir. Süslemede kullanılacak sedef parçaları seçilirken, işlemek için uygun kalınlıkta ve gökkuşağının tüm renklerini yansıtacak albenide olmasına dikkat edilir. Süslemelerde kullanılan motifler genellikle Osmanlı ve Selçuklu sanatının izlerini taşır. Geometrik desenler, doğadan ilhamla oluşturulmuş çiçek ve yaprak desenleri, barok, rumî ve arabesk tarzda desenler sedefçilikte sıklıkla tercih edilir. Osmanlı döneminde Dalgıç Ahmed Ağa ve Mimar Sedefkâr Mehmet Ağa’nın emekleriyle gelişen sanat, marangoz ve mobilyacı olan Sultan Abdülhamit Han’ın Yıldız Sarayı’nda bir sedefhane kurması ile altın çağlarını yaşamıştır. Yabancı devlet erkanlarına hediye olarak sedef işçliği ile bezenmiş eşyalar verilmesi, misafirlere verilen değerin bir simgesi olarak görülmüştür. Gelişimini İstanbul’da yaşayan sedef işçiliği, Gaziantep’e İngiliz bir turistin silah kabzası ile ulaşmıştır. Turistin ziyaret ettiği marangoz Hanefi Çetin, tabancanın işlemesinden çok etkilendiği için bir taklidini yapmaktan kendini alıkoyamamış, sedef işlemeye böylece başlamıştır. Gaziantep civarında kısa sürede nam salan bu el emeği günümüzde yalnızca bölgedeki 54 sedef atölyesinde işinin ehli sedefkârların ellerinde hayat bulmaktadır. Sedef kakma sanatı ortaya çıktığı günden bugüne dek birçok uygarlığın etkisi ile şekillenmiştir. Bilinen en eski kaynaklara göre sedefçilik, Sümer sanatına dayanır. Süsleme amaçlı kullanımında en yaygın ve gelişmiş örnekleri Türk-Osmanlı sanatında görülür. 15. yüzyılda cami süslemeleri, 16. yüzyıl sonrasında ise rahle, kahve takımı, tütün tabakası, silah kabzası, koltuk, sehpa gibi günlük kullanılan eşyalar hayranlık uyandıracak bir işçilikle sedeflerle bezenmiştir.